Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

BUZAĞI BÜYÜTME

Sağlıklı bir buzağının doğmasının sağlanması ananın uygun bakım ve beslenmesine bağlı olduğundan buzağı beslenmesine ana karnında başlanmalıdır. İneğin planlanan yemlenmesinde gelişmekte olan buzağın sadece o andaki gelişmesinde gerekli olan mineral maddeleri değil, gelecekteki verimleri için önemli olan mineral madde depolanması da göz önüne alınması zorunludur.

Hazırlık yemlemesi daha ineğin aşımından önce başlar. Örneğin; Vitamin A döllenmiş yumurtanın döl yatağında tutunabilmesi için gereklidir. Aşım döneminde yetersiz olabilecek A vitaminine karşı önlem olarak Vitamin A, provitamin (Karotin) olarak verilmesinin olumlu sonuçları görülmüştür.

Başlangıçta buzağının uterustaki (ana rahminde) gelişmesi yavaştır. Ancak 7. aydan sonra gelişme çok hızlanır. Aşağıda verilen son üç aydaki gelişmedeki ortalama değerler bunun bir ispatıdır.

7. ay 10 kg.

8. ay 16 kg.

9. ay sonu 40 kg.

 

         Yukarıdaki çizge 2 de süt miktarı ile gebelik arasındaki ilişkiler de fötusun gelişme seyri çok açık olarak görülmektedir.

         Gelişme eğrisinden de görüleceği gibi kuruya çıkan ineğin 8-10 kg. süt veriyormuş gibi düşünülmesi ve aşırı beslemeden kaçınılması gerekir. Eğer ineğin verimi 5000 – 6000 kg’ın üzerinden ise 10-12 kg. günlük süt veriyormuş gibi beslenmelidir.

 

 DOĞUM BELİRTİLERİ

         Doğum yaklaştığında sağrı kasları gevşer, vulva şişer akıntı görülür. Memede süt salgısı başlar. Hayvanda huzursuzluk artar. Bir yatar bir kalkar. Sık sık idrar ve dışkı yapar.

DOĞUMA HAZIRLIK

         Özel doğum bölmesi yoksa, doğum yapacak hayvan, ahırda geniş, bakin temiz bol altlık atılmış bir yere alınır. Doğumlar genellikle gece olduğundan yeterli ışıklandırma da olmalıdır. Hayvanların gerisi özellikle vulva sabunlu su ile temizlenip ılık su ile sabun kalıntısı silinmelidir. Temizlik sonu hafif bir dezenfektanlı su ile dezenfekte edilmelidir. Bu işlem, her gübre bulaşmasında tekrarlanmalıdır.

DOĞUMDA KULLANILABİLECEK ARAÇ GEREÇ

         2 kova, 1 yıkama tası, dezenfektan, sabun, el havluları, yeterince temiz sıcak su, göbek dezenfeksiyonu için tentürdiyot, kaynatılmış makas, yağ, vazelin, güç doğum urganı (2m uzunluğunda, parmak kalınlığında, halkalı) bu da önceden kaynatılmış bir temiz beze sarılı olmalıdır.

 DOĞUM
Doğum sancıları doğumun başladığının belirtisidir. Sancılar doğum yolunu genişletir ve yavruyu normal gelişine getirir. Vajina da yavaş yavaş ilerleyen amnion sıvısı etkili bir genişletme mekanizmasını oluşturur. Zamansız amnion sıvısının patlatılması istenmez. Yavrunun doğum kanalına gelmesiyle normalde kendiliğinden patlar. Doğum yardımı ancak yavrunun ayak ve başı vulvada görüldüğünde yavrunun dışarıya alınması için yapılmalıdır. Oldukça güçlü ıkınmalar karın kasları ile kısa aralıklarla tekrarlanır. Yavrunun çıkarılmasını kolaylaştırmak üzere ananın ıkınması sırasında çekilme yapılabilir. Kuvvetli ıkınmalara rağmen doğumda bir ilerleme olmazsa, çekmenin faydası yoktur. Sadece hayvana acı verir. Bu durumda doğumu engelleyen neden çok dikkatli araştırılarak saptanmalı ve buna göre gereği yapılmalıdır. (Örneğin; boyun yana bükülmüş olabilir. Elle başın normal konuma getirilmesi gerekir.).

         Doğum seyri için doğum yolunun kayganlığı önemlidir. Amnion sıvısının patlamasından sonra ikinci bir sıvı patlayarak doğum kanalına akar. Bu ikinci patlamadan akan sıvı gerekli kayganlığı sağlar. Eğer bu zar erken patlar veya doğum normalin üzerinde uzun sürerse yapay bir kaygan sıvının (Kaynatılmış keten tohumu yağının) doğum yoluna akıtılması gerekir.

DOĞUMA YARDIM
Doğuma her müdahelenin ilk koşulu temizliktir. Doğumu yaptıracak kişi tırnaklarını çok kısa kesmelidir. El ve kol temiz sıcak su ile sabunlanarak yıkanmalı ve sonunda dezenfektanlı su ile durulanmalıdır. Doğuracak hayvanın açılma fazında dinlendirilmesi sağlanmalı, amnion sıvısının patlaması beklenmelidir. Doğum yapmış ineklerde açılma fazı 3 saatten, düvelerde ise 8 saatten daha uzundur. Bu sürede amnion zarı patlamaz ve hayvan çok huzursuz ise bir uterus (döl yatağı) dönmesi şüphesi olabilir. Bu şüphe, dikkatlice elle vajinaya girilir, gittikçe daralma hissedilir ve uterus ağzında bir düğüm olup olmadığının saptanır ve düğüm varsa giderilebilir. Genelde sağa veya sola dönmüş spiralform olan vajinde deri kıvromları saptanabilir. Bu durumda en kısa zamanda veteriner hekim getirilmelidir. Çünkü, bu dönme düzeltilmeden doğum olmaz.

         Amnion zarı zamanında patlarsa elle dikkatlice vajinadan girilerek yavrunun geliş şekli ve büyüklüğü saptanabilir.

         Kuyruk bağlanmalıdır ki temizlenen vulva ve etrafı tekrar kirlenmesin. Normal gelişte baş ileri doğru uzanmış ve ön bacaklar arasındadır. Diğer bir geliş şekli “geri geliş”tir. Tırnak gerisi ve tabanı ananın sırtına bakar, arka bilek kontroda hissedilebilir.

         Önden gelişte çekmede aceleci ve telaşlı olmaya gerek yoktur. Sancıyı azaltma bakımından hafif bir çekiş, çoğu durumlarda yeterlidir.

         Geri gelişte çekiş mümkün olduğunca akıcı olmalıdır. Bu durumda göbek kordonu baş dışarı çıkmadan gerdirildiğinden buzağı için boğulma tehlikesi olabilir.

         İri buzağılarda çekilişte güçlük olabilir. Bu durumda daha kuvvetlice çekmek gerekebilir. Önden gelişin avantajı her iki bacaktan değiştirmeli şekilde çekilebilmesidir. Baş ve sağrı çıktığında vajina dikkatlice geri itilmelidir.

         Göbek kordonu dezenfeksiyonu, hemen tentürdiyot ile yapılmalıdır. Ana hayvanda doğum nedeniyle yaralanma olup olmadığı kontrol edilmeli, vulvada bir yırtılma görülürse, bunun 24 saat içerisinde dikilmesi sağlanmalıdır. Eğer yeterli yara bakımı yapılmaz ise ileride kısırlığa neden olunabilir.

DOĞUM SONRASI ÖZEN GÖSTERİLECEK KONULAR

         Doğum tamamlandıktan sonra, son dışarı atılır. Doğum sonrası periyodu uterus ve doğum yolu tekrar normal durumuna gelir. Doğumda gösterilen ihtimam, doğum sonrasında da gösterilmelidir. Ancak temizlik kurallarına uyma ile doğum yolunda görülebilecek önemli hastalık bulaşmalarının önü alınabilir. Sonun düşüp düşmediği de gözlenmelidir.

         Doğan buzağılar, iyice kurulandıktan sonra hemen barınak dışındaki “İglos” denen kafeslere alınır. Burada 4-6 hafta barındırılır. Buzağılar bu süre bitiminde, buzağı büyütme barınağına alınmalıdır.





Buzağılar yaşam yılının ilk üç ayını mutlak kapalı barınaklarda geçirmelidirler. Çünkü, yaşam için gerekli olan enerjinin tümünü kendileri üretemezler. O açıdan cereyansız, kapalı sağlıklı bir barınağa mutlak ihtiyaç duyarlar. Açık ve çok soğuk ahırlarda; sıvı besin sıcaklığı dış sıcaklık, etkisiyle çabuk soğuduğundan düşük sıcaklığın yol açtığı yemleme hatasına yol açar. Genç buzağılar, soğuğa karşı henüz yeterli enerji üretemediklerinden dolayı çok hassastırlar.

         İlk üç ay geçtikten sonra kontrolü ihmal etmemek koşulu ile buzağılar cereyan olmayan ve yeterince altlık serilmiş açık ahırlara getirilebilir. Ancak bu durumda, açık buzağı ahırı düşük sıcaklıkta olsa bile büyüme, gelişme, solunum kapasitesi, sağlık ve konstitüsyonu olumlu yönde etkileyebilir. Buzağıların çok sıcak kapalı ahırdan aniden açık ahıra alınması kötü hava şartlarında yapılmamalıdır. Yoksa fayda yerine zarara yol açılmış olunur. Buzağıların değişik bir ahır klimasına alışması zamanında bir hastalık olmasa da gelişmede istenmeyen geçici bir duraklama gözlenir. En uygunu buzağıların pahalı olmayan, ahşaptan yapılı bireysel padoklarda barındırılmasıdır. Buzağılar karşılıklı birbirlerini yalayacak ve pisletecek konumda olmamalıdır. Sınırlı barınak alanında padokların büyütme ve küçültmesinin kolaylıkla yapılabilmesi için seyyar bölmeler kullanılmalıdır. Her yeni konumda dezenfeksiyon ihmal edilmemelidir. %3’lük sıcak soda eriyiği ile temizlik yapıldıktan sonra kireç kaymağı ile duvar ve taban badana edilmelidir.

         Buzağılar için çeşitli içirme kovaları kullanılabilir ancak bunların da sık sık temizlenip dezenfekte edilmesi gerekir.

BUZAĞI PADOKSU ÖLÇÜLERİ

a)    Bireysel padok:

Genişlik                        :1,0 m

Derinlik                         :1,25 – 1,50 m

Yükseklik                     :1,0 m

Yan Bölmeler              :Ahşap

İçirme Kovası yeri      :30 cm genişliğinde 35 cm yüksekliğinde, tabandan da 35 cm yüksekliğinde olmalıdır. 

b)    Müşterek padok

Her hayvan için gerekli olan alan                   : 2-3 m2          

En düşük genişlik                                              : 1,75 m

En düşük derinlik                                              : 3,00 m

Mümkünse istirahat ve gezinti yeri (1,45x1,55) ayrılmalıdır.

BUZAĞILARIN YEMLENMESİ

Buzağı doğumu takiben 1-2 saat içinde ağız sütü içmeli veya emiştirilmelidir. Buzağıya süt ayrı içirilmeli mi? Yoksa buzağı emiştirilmeli midir? Bu soru üreticiler arasında daima sorulur. Hayvancılıkla uğraşan işletmeler çeşitli faktörlerin de etkisiyle bu iki yoldan birini seçerler. Ancak doğru olan bir yol var ki, bu da modern hayvancılıkla buzağıların emiştirilmesinden sıvı besini ayrı olarak almalarıdır. Bu durumda içilecek süt veya sıvı besin miktarı kontrol altında tutulabilir. Ülkemizde küçük işletmelerde genelde uygulanan sitem ise, buzağıları analarını emmek üzere ana yanına bırakılmalarıdır. Her ne kadar her gün değişik bir meme başı sağılmayarak buzağıya bırakılsa da buzağının içtiği süt miktarını kontrol etmek güçleşir. Ayrıca memenin fiziksel yapısı da emiştirilmeden dolayı istenmeyen bir şekilde değişikliğe uğrar. Emiştirilen buzağının, katı yemlere alışması da geç olduğundan gelişmesi de olumsuz yönde etkilenir.

Ayrı içirmenin faydalarını 4 noktada toplayabiliriz:

1.    Anadan bulaşama önlenir,

2.    Sütün rasyonel dağıtımı mümkün olur,

3.    Genç inekler sağıma çok çabuk alışır,

4.    Sütten kesmedeki güçlükler ortadan kalkar.

Buzağı yemlemede temel prensip, temizlik ve zamanlamadır.

Kollostrum olarak adlandırılan ağız sütünün yapısı normal süte göre çok faklıdır. Kuru maddesi iki kat fazla olması yanında protein oranı 5,5 kat, mineral madde 2 kat daha fazla ancak süt şekeri yarı yarıya daha azdır. Ağız sütü yapısı hızla değiştiğinden doğumdan en geç 3 saat içerisinde buzağı ilk ağız sütünü içmiş olmalıdır.

         Çünkü globulin ile bir çok bağışıklık maddelerini buzağı ancak ağız sütü yoluyla alabilir. A, D ve E vitamini bakımından da zengin olan ağız sütü, buzağının ilk yaşam haftalarında ihtiyaç duyduğu bu vitaminleri de yeterince karşılar. Ağız sütü, ilk 8 gün buzağının gereksinim duyduğu bütün besin maddelerini de içerir. Yalnız şunu da unutmamak gerekir ki, ağız sütünün vitamince zenginliği ileri gebe anaların vitaminlerce yeterli beslenmesine bağlıdır.

         İthal hayvanların ilk buzağılamalarında tahminin üzerinde buzağı kayıplarının görülmesi, daha çok analarının Türkiye koşullarında bağışıklık sistemini henüz tam oluşturmaması, dolayısıyla ağız sütü ile de yeterli bağışıklık maddelerinin tüketilmemesine bağlanabilir. Nitekim aynı ithal hayvanların 2. doğumlarında buzağı kayıplarının önemli oranda düşme gösterdiği gözlenmektedir. Bunun da nedeni ananın bağışıklık maddelerini üretmesi için yeterli zamanın geçmiş olmasıdır. Bu konu ilgili araştırma birimlerinde  daha dolaylı araştırılıp üreticilere daha sağlıklı bilgiler verilebilir.

         Yeni doğan bir buzağı ilk gün 3-4 öğünde mutlak 1 kg. ağız sütünü içmelidir. 3. günden sonra öğün sayısı ikiye indirilebilir. Aşırı içirme hemen ishale sebep olabilir. Bu nedenle fazla süt içirilmesinden sakınılmalıdır. Sık sık ishale yakalanma ve barsak enfeksiyonları daha sonraki barsak fonksiyonlarını azaltabilir.

         İshal görüldüğünde 1-2 gün açlık diyeti uygulanmalıdır. Bu arada hiç süt verilmemeli ve hasta buzağılara sadece ılık, temiz su veya ılık çay (papatya çayı da olabilir) içirilmelidir. Tekrar süt verilmeye başlandığında az miktarla başlanıp sonra miktar yükseltilmelidir.

         Suni emiştirmede, emzikli içirme kovaları kullanılmalıdır. İçirilecek yağsız süt sıcaklığına dikkat edilmeli 38 C ye kadar ısıtılarak verilmelidir. 3 aylık buzağılar karma yeme alışacakları için daha fazla sıvı yem ile beslenmelerine gerek yoktur.

         Buzağıların beslenmeleri 1 haftalık ağız sütü döneminden sonra 2 lt. sabah, 2 lt. akşam tam yağlı süt veya buzağı maması 45. güne kadar verilir. Bu arada ilk günden itibaren “Buzağı starter – Buzağı başlangıç yemi” buzağıların önünde bulundurulur. Buzağılar bu yemden 700 gr. Tüketmeye başladıklarında sütten kesilir. Sadece buzağı başlangıç yemi verilmeye devam edilir. Günlük tüketim 2,3 kg.’a çıktığında buzağı büyütme yemine geçilir. (Tahminen 60. gün) 2. hafta kaba yem sınırlı (50-100g), 3. haftadan itibaren kaba yem serbest olarak verilir.

         Erkek ve dişi buzağılar 150 kg. canlı ağırlığa ulaştığında, erkek buzağılar besi programına, dişi buzağılar da genç dişi hayvan büyütme programına alınır.

 

 

 


.